Pazartesi , Aralık 10 2018
Anasayfa / Dergi / Röportajlar / Türk Kadınının A.B.D. Temsilcisi

Türk Kadınının A.B.D. Temsilcisi

YAŞADIĞIM ACILAR OLMASA GÜCÜMÜ BİLEMEYECEKTİM!

“Kocam benim kahramanım, çocuğum, babamdı. Gittiğinde… Tecavüze uğrayıp sokağa atılmış bir kız çocuğu ruh halinde; çaresiz, tek başıma, ortada kalakalmıştım”

Sevi Sarı zayıf, narin, naif hoş bir kadın. Oysa birçok insanın Amerika Birleşik Devletleri(ABD) vatandaşı olabilmek; yani Green Cart sahibi olmanın hayali ondan geçiyor. Tabii Amerikan hükümetinin ona verdiği izniyle…

ABD’nin en başarılı kadınlarından biri. Barbi Bebeği unvanı da; en iyi ev kadını unvanı da onun. Üstelik Türk vatandaşı. Çeyrek asırlık evliliğini sonlandırdıktan sonra, kendi yolunu çizerek adım adım yükselmiş Sevi Sarı. Hatta o kadar yükselmiş ki bugün ABD’de uçak şirketi sahibi.

KADINCA kadının her ezilmişliği güce çevirebileceğinin, her gözyaşı sonrası okyanuslara açılabileceğinin kanıtıSevi Sarı’nın hikayesini onun kaleminden size aktarmak istedi. Sevi o gökyüzünde uçaklarda uçan, gökdelenlerde görkemle dolaşan bedeninden arındı, ruhunun derinliklerinden size seslendi. Sizlerle buluşturduğumuz bu kadına dikkat edin okuduklarınızın sonunda sarsılıp dağılabilir ya da kendinizi ele geçirebilir hayata yeniden başlayabilirsiniz…

SEVİ SARININ KALEMİNDEN KADINLARA BİR İBRET ÖYKÜSÜ

“Kadınların kendi elleriyle taktıkları kelepçelerini kırmalarını istiyorum”

“Kendi başımıza aşk evliliği yaptık. Kimsenin ufacık bir desteği yardımı olmadan yıllarca mücadele ettik. Çok iyi şeyler başardık, güçlendik. Çeyrek asrı geçen evliliğimde en güzel şey güven ve gerçekten sevildiğimi hissetmekti. Eşim üç gün eve gelmese sadece‘başına kötü bir şey mi geldi’ diye telaşlanırdım. Başkaları eşini şurada birisiyle gördük dediklerinde, söyleyenleri ayıplardım. Arkadaşı olabilir, akrabası olabilir, ne kötü kalpliler derdim. O kadar sevgisinden emindim, o kadar güveniyordum. Ki hiç kimseye hatta eşimin annesinin bile onun hakkında olumsuz bir şey söylemesine izin vermiyordum. Bu sadece eşimle ilgili değil. Sevdiğim dostlarım hakkında da kimseyi konuşturmam sevdiklerim çok kıymetlidir. Çocukluğumdan devam eden arkadaşlıklarım vardır.”

“KOCAMDAN ÖNCE ÖLEYİM ACISINA DAYANAMAM DİYEN KADINDIM”

“Mutlu bir aile içinde büyümediğim için, aile kavramını her zaman çok önemsemişimdir. Çeyrek asırdan fazla hayatımdaki tek özelim eşim çocuğum evim oldu. Hiçbir şeyi, işlerimi bile hiç bir zaman onların önüne geçirmedim. Onların her şeyleri çok önemli idi. Ki, sabah 5’de kalkar koşumu yapar gelir, onlar uykuda iken taze sebze ve meyve sularını hazırlardım.”

İLAH GÖRDÜĞÜM ADAM HİÇ OLDU

“Eşime hayranlığım inanılmazdı. O, zekasıyla; her şeyiyle bir numara idi. Ben de iş hayatımda çok güzel şeylere imza attım. Bir sürü şeyi evli iken başardım. ‘Başarılı Türk kadını’, ‘Türk’ün sesini dünyaya duyuran kadın’ unvanlarını evli iken aldım. Ama hepsinde eşimi ön plana çıkarır, onunla evli olduğum için bunları başardığımı zannederdim. O ilah gördüğüm, ulaşılmaz gördüğüm adam şimdi gözümde hiç bir özelliği olmayan doğru yolu bile göremeyen bir kişi.

“MASAL BİTİYOR VE İÇİMDEKİ DEV ORTAYA ÇIKIYORDU”

Büyük hayranlık şimdi tamamen bana döndü. Kendime hayranım. Kendimi keşfettim. Zekamı, cesaretimi, içimdeki devi ortaya çıkardım.”

“Çeyrek asır… Benim masal evliliğim bitiyor;, masal kahramanım birden değişiyor, özgür olmak istediğini söylüyordu. Sevgi dolu adamın, köşe bucak kaçması aklımı kaybetmekle yüz yüze getirdi beni. Dostça ayrılmak için çok uğraştım ama olmadı. Ona yardım bile ederdim. Sevdiklerimin mutlu olması benim için önemli olan, benimle birlikte yaşaması değil.”

AYRILIK MADDİ MANEVİ KORKUNÇTU

“Ayrılık maddi manevi çok korkunçtu. Ortada kaldım. O anki duygularımı anlatmam mümkün değil. Birbirini çok seven küçük bir kız ve babayı düşünün. Kızını çok seven o babanın; birden değişip, kızını dövdüğünü, işkence ettiğini, çöp kutusuna attığını düşünün. O artık küçük bir kız olmuyor ve hissettiklerini düşüncelerini hiç kimse tahmin bile edemez. İşte o küçük kızın çektiği acı ne kadar büyük ve korkunçsa, aynı acıyı yaşadım.”

BİRDEN SİLKELENDİM

“Sahip olduğum şeyler burnum yere düşse eğilip almayacağım onurum ve işimdeki başarımdı. Yaşadıklarımı utancımdan kimselerle paylaşamadım. Çocuğuma bile hiçbir şey hissettirmemeye çalıştım. Dünyam yıkıldı. Yaşlandığımızda, ‘eşim benden önce ölürse ne yaparım’ diye üzülen ben; ‘yaşam bitti artık’ diye nefes alamaz hale gelirken, birden silkelendim ve düşünmeye başladım:

Gencecik askerler şehit oluyor, küçük bebekler çaresiz hastalıkların pençesine düşüyor. Bu kadar üzüntüler, acılar varken eşin seni terk etmiş. Bu, bu kadar büyük bir dert değil. Toparla kendini; yepyeni bir hayata başla; yeniden doğ; düşün, diye kendimi teskin etmeye başladım. Kendimi eşe dosta ağlamak, dert anlatmak yerine, tamamen spora ve işlerime verdim. Çokta doğru yapmışım.”

SEVİ’YLE KEYİFLİ SAATLER BAŞLIYORDU

“Eşimi de aklımdan tamamen çıkarıp attım. Planlar yapmaya başladım. Eskiyi silmemle birlikte yeni bir yaşamın kapılarını araladım. O zamana kadar yaptığım işler kendi işlerimizdi. Radyoda ‘Sevi ile keyifli saatler’ programı gibi… Derken unvanlarım sayesinde Amerikalıların dikkatini çektim ve Amerika hükümetinin onayladığı en büyük projelerden birisi olan Lake Buena Vista projesinden uluslararası teklif geldi. Kabul etmekten önceleri çok korktuğum bu işi, yakın bir dostumun büyük desteği ve bana verdiği manevi cesaretle kabul ettim. Herkesten uzaklaşarak çözüme odaklandım. Bu düşüncelerim beni her geçen gün başarıya götürdü.”

OĞLUM GELİNİM CANLARIM

“Oğlumun evli olması büyük bir şans oldu. Kızılderili bir hayat arkadaşı var ve ‘nerede olduğunu merak edecek bir durumum yok’ diye düşünerek rahatladım. Sıkıntılı günleri atlattıktan sonra insan içine çıktım. Sadece işlerimle göründüm ortalıkta. Üzüntülerimi göstermeden Lake Buena Vista ile uyuyup Lake Buena Vista ile uyanmaya başladım. Uluslararası temsilciliğin yanı sıra reklamlarında bile ben görev aldım.”

BAŞARI HUZUR BENİMDİ

“İşimdeki gelişmeler mücadelemde cesaretimi daha da arttırıyordu. Yine büyük bir yabancı firmadan gelen Hindistan işi yine beni korkuttu. Ya başaramazsam? Amerika’daki emlak kralı arkadaşım ‘senin başaramayacağın şey yok Sevi. Gideceksin ve çokta başarılı olacaksın’ gibi cesaret verici konuşunca kendimi uçakta buldum. Obama gibi ağırlandığım Hindistan’da işadamları birbirleriyle benimle tanışmak için yarıştılar. Amerika’daki arkadaşımın da verdiği cesaretle dönüşte şirket adına aldığım kararlar büyük para kaybından kurtardığı gibi kazandırdı da.”

“Lake Buena Vistabaşarım hayatımdaki her şeyi hızlı bir şekilde değiştirmeye başladı. Dünyaya kendi gözlerimle bakmanın; kendi ayaklarımın üstünde yürümenin; kendi aklımla karar vermenin keyfini yaşamaya başlamıştım. İçim içime sığmıyordu. Öyle bir huzur ve rahatlık yaşamaya başladım ki, onca yıl mutlu zannettiğim hayatımın endişeli, tereddütlü korkulu taraflarını hissetmeye başladım.”

 

YENİ HAYATIMDA    ARTIK KENDİME  HAYRANDIM

 

Arabayı çılgınca süren sarhoş bir sürücüyle arka koltukta oturmuştum yıllarca. Hayran hayran sürücüye yardımcı olmaya çalışıyordum ama bir o kadar da, ‘uçtuk uçacağız; yuvarlandık kaza yapacağız’ diye yüreğim ağzımda geçen yıllar. Ve bir gün şoför arabayı durdurmuş ve “ineceksin”diyor. Ben inmemek için direniyorum ama indiriyor. Aylarca ağlıyorum ama sonra ‘iyi ki arabadan indirmiş. Meğer hayat muhteşemmiş. Başkasının kararları ile yapılan yanlışların bedeli ödemek salaklıkmış’.

“Kurduğum bu yeni düzenle zekama, emeğime, kendime hayranlığım artmaya başladı. Hatta eski eşimin yaptığı hatanın, bana bu yeni hayatımı keşfetme şansı verdiğini düşünmeye başladım. Kendi kendimle dalga geçiyordum. Şimdi çok mutluyum. Her gün Allaha şükretmeye başladım. Oğlum bile inanamıyordu gelişmelere. Bana sarılıp ‘seninle gurur duyuyorum. Seni anne olarak görüyordum ama sen çok güçlüymüşsün’ demeye başladı. Bu beni daha da mutlu ediyor.”

“Lake Buena Vista’dan sonra başka iş teklifleri de gelmeye devam ediyordu. Puerto Rico’danDonald Trumportaklarından gelen havacılık işindeki temsilcilik işi ilgimi çekti. Cesaretim öylesine artmıştı ki korkmak heyecanlanmak şöyle dursun; artık her şey çok basit ve kolay görünüyordu. Puerto Rico da ağırlanırken müthiş bir sürpriz yaşadım. Büyük patronun müdürlerinden birisi olan, özel pilotluğunu yapan şahıs Türk ve kuzenimin Hava Harp Okulundan devre arkadaşı çıktı. Bu bana başka bir kapıyı daha açtı. Bu başarılı Türk, Puerto Rico’da çok saygı gören havacılık işinin piri olmuş Nusret Güvercin’di. Çok iyi dost olduk. İşin içine girdikçe Nusret’le birlikte kendi havacılık şirketimizi kurmaya karar verdik.”

 

ARTIK PİLOTTUM UÇUYORDUM

Gökyüzünü tanımamla birlikte hayatımda başka bir heyecan kapısı açıldı. Artık gökyüzü ile yatıp gökyüzü ile kalkar oldum A’dan Z’ye her şeyi öğrenme heyecanı başladı bende. Yeteneğim çalışma arkadaşlarımı şaşkına çeviriyordu. Hatta Nusret, kuzenime ‘Biz yıllarca havacılığı boşuna okumuşuz’ diye takılıyordu. Küçük adalar üzerinde küçük uçaklarla, helikopterlerle uçuşlar yapıyordum. Bu maceralarımız ayrı bir kitap olabilir. “

 

DÜNYALAR BENİMDİ

“Kendi özel uçağımı kullanabilecek kadar iyi bir pilot oldum. İşin inceliklerini öğrenmeye çalıştım. Yıpranmış bir uçağı tamir edip, motorunu yenileyip deneme uçuşları yapmanın heyecanı anlatılır gibi değil. Yaşamak lazım. A’dan Z’ye öğrenmeye çalıştığım havacılık mesleğinde kaptan koltuğunda havada olmak işimin en keyif aldığım bölümü. Havacılık işim, Lake Buena Vista gelişirken hayatım işim, sporum, oğlum Batı ve gelinim Nathalia’dan ibaret.”

 

A.B.D DE TEK BAŞINA MÜCADELE EDEN BİR TÜRK KADINIYIM

“Şu an Miami’nin en güzel adalarından olan, etrafını 15 dakikada dolaşabileceğiniz Mandarin Oriental Oteli’nin bulunduğu Brickell Keyadasında okyanusun ortasında yaşıyorum. Oğlumun küçük kızı gibiyim. Şaka değil, oğlum gerçekten bana babalık yapıyor. Gelinim Nathalia ile de birbirimize yakın ve hayran iki arkadaşız. Ben Nathalia’ya çok şey borçluyum. Oğlumun yaşı küçük(24) ama evli olması ve düzgün bir hayatının olması beni mutlu ediyor. İçim rahat ve kendi işlerimle ilgilenebiliyorum.”

“İyi bir tenisçiyim, fena sayılmayan golfçuyum. Kadın olmayı uzun saçı mini elbiseleri, iş kadını ciddi giysilerimi çok seviyorum ama makyaj, tırnak uzatma, boyama onları yapmıyorum. Doğal olmayı seviyorum. 1963 doğumluyum. Tamamen spor ve sağlıklı beslenme ve düzgün yaşamla doğal yaşlanmayı düşünüyorum şimdilik.”

ÜLKEMDE KÖSTEKLENMEYİ ANLAYAMIYORUM!

“En üzüldüğüm şey gittiğim her ülkede başarımla takdir alıp insanlar işlerimi kolaylaştırırken kendi ülkemde çoğu iş adamı önüme taş koymaya çalışıyor.

Çok ilginç kendi ülkemde destek beklerken köstekleniyorum. Anlayamıyorum bir sürü şeyi…

Mesela,bir partide karşımda oturan Rahmi Koç ‘Bu yaşta bu kadar başarı. Arkanızda kimler var’ diye bir şeyler söyledi. Çok şaşırdım. Büyük hakaret geldi bana.”

“Üç senedir yalnızım. Arkamda hiç kimse yok güçlü bana destek olan bir sevgilimde yok dayımda yok. Tek başına mücadele eden bir Türk kadınıyım. Bunu beni yakından tanıyan bütün dostlarım çok iyi bilir.”

BİZ KADINLAR KAPAKLARI PATLAMIŞ BARAJA DÖNÜŞEBİLİRİZ

“Türkiye’de çok beğendiğim bir hanım var. Neslihan Kozanoğlu. Çırağan’da bir defilede tanışmıştık. O kadar hoş bir hanımın doğal yaşamın içinde, hayvanlarla, bitkilerle içice çiftlik yaşamı ve hayvancılık işi beni kendisine çok hayran bıraktı.. Çok arkadaşım ‘yerinde olmak istiyoruz Sevi’ derler… Bugüne kadar kimsenin yerinde olmayı düşünmemiştim ama Neslihan’ın yerinde olmak isterdim.. Gökyüzü işimden sonra bende yere inip bir çiftlikte yaşlanmak istiyorum.”

Maalesef birçok kadın erkelerin kadınlardan üstün olduğunu kabul etmiş ve kendisini inandırmış. Bu problem ABD gibi dünyanın gelişmiş ülkelerinde de mevcut olduğu gibi maalesef Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde çok daha büyük boyutlarda. Biz kadınların beyin olarak erkeklerden hiç eksiğimiz olmadığını, hatta bir sürü alanda erkeklerden çok daha üstün performans gösterdiğimizi kabul ettiğimiz ve bunun bilinciyle mücadele ettiğimiz gün az açılmış bir musluktan akan damlalar olmaktan; kapakları patlamış bir baraja dönüşebiliriz. Yeni yılda tüm kadınlara kendi elleriyle bileklerine taktıkları kelepçeleri ve ayaklarına bağladıkları zincirleri kırmalarını, başkalarının kurdukları rüyaların peşinde yürümek yerine kendi tespit ettikleri hedeflere doğru koşmalarını diliyorum.

HAYATINIZIN

DİREKSİYONUNA

GEÇİN…

Kısaca kendimi keşfetmem, içimdeki gücü görebilmem için, bu acıyı yaşamam gerekiyormuş. Hayatımın her anından, gidişatından çok mutluyum. Üzüntülü zamanlarımda kendimi spora vurmam çok iyi bir sonuç getirdi. Spor yapan insanın kafası çok daha iyi çalışıyor, daha doğru kararlar verebiliyor.

Şu anda sarhoş sürücünün arabasından attığı kız, kendi yaşamının direksiyonuna geçti. Emniyetli bir şekilde, keyifle arabasını kendi kullanıyor.

0+

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*