Çarşamba , Aralık 12 2018
Anasayfa / Haklarımız / Cesur Yürek Makbuş Sen Üzülme

Cesur Yürek Makbuş Sen Üzülme

   

“Üzgünüm Yazmak Zorundayım” kitabıyla medya dünyasının kulisini sahneye çıkardı.Onun gazeteci kimliğinin starı bu kitap belli ki çok tartışılacak.Ancak medyanın kaltakları her zaman medyanın cinsiyetçi p……..  (noktalı yerleri mağdurlar içinden geldiği gibi doldursun) savaşacaktır.Sözüm meclisten taa içeri nerede ayrımcılık nerede haksızlık yapılıyorsa! 

Makbule Cengiz cesur,atak bir gazeteci.Onu geniş kitleler halk tv ve gezi hareketiyle tanıdı…Halk tv de adını gezide penguen haberciliği yapmadığı için duyururken kısıtlı imkanlı yerel tv havasından  Makbule Cengiz’in olağanüstü atak muhabirliği ve halkın onu “bizim Makbuş” diye bağrına basmasıyla ulusal kanallarla yarışır hale geldi… Kanalın yüzü olarak büyük bir başarı kazanan Makbule Cengiz’in bu başarısı da her başarı gibi cezasız kalmadı.İşinden kovulması ile bir çok soru işareti de akıllara takıldı…Ancak medyada özellikle kadın gazetecilerden haberci değil manken performansı beklenmesi sıradan sebeplerden biri olarak ortalıkta dolaştı.Ancak buz dağının görünmeyen yüzü vardı ve cesur muhabirimiz  Makbuş’un kitabında gerçekler su yüzüne çıkıyor. Ara başlıklarından alıntılar yaptığımız kitap ilk günden çok satanlar listesine aday.

    

“BİZİM KALTAK”

Gezi direnişini uzun uzun anlatan Makbule Cengiz, bu eylemler sırasında yıldızı parlayan Halk TV’nin genel yayın yönetmeni Hakan Aygun’ün ruh halini şöyle anlatıyor: “Hakan Aygün oldukça laubali bir ifadeyle yanıma gelip, ‘Dün gece çok iyiydin. Evde izlerken vay be iyi rol yapıyor bizim kaltak dedim,’ dedi… kan beynime sıçradı. Bir gece önce yaşananların rol olduğunu mu sanıyordu bu herif? Evinin koltuğunda beni izleyip, reyting yapacak atraksiyonlar yarattığımı mı düşünüyordu? Böyle iğrenç bir kurgu ancak onun aklına gelebilirdi, benim değil… Aslında o gün anlamalıydım yaşanan her şeyi reyting için şahane bir kurgu olarak gördüğünü.”

FAZLA MESAİ

“O yaz tüm kanal çalışanlarına zorla fazla mesai istemediğimize dair bir kâğıt imzalatıldı… Zorla imzalatılan kâğıtla fazla mesai haklarımızdan feragat ettiğimizi söylüyorduk. Ne kadar iyi niyetten uzak. Adamlar, bizi kovduklarında açacağımız fazla mesai davasını bile hesaplamışlar. Günde 18 saat fazla mesai yapmama rağmen sadece sekiz saat çalışıyormuş gibi gösterdiler. Ve ben bu kâğıdı imzaladım. Suç benim, imzalamamalı ve bu koşulları kabul etmemeliydim.”

HALK TV EKRANINA ÖYLE İSİMLER ÇIKTI Kİ!

Makbule Cengiz kitabında, Nihat Genç’in, Soner Yalçın’ın, Yılmaz Özdil’in çıkarılmadığı Halk TV’ye, Taraf gazetesinin “bavulcu”su Mehmet Baransu’nun nasıl çıkarıldığını anlatıyor. “Halk TV Ana Haber’e bağlanan Baransu, Cemaat’e yönelik operasyonu değerlendirdi. Bu durum o günlerde sosyal medyada büyük şaşkınlık yarattı. Cemaat’in medyadaki seslerinden olan Nazlı Ilıcak, Halk TV Ana Haber bültenine canlı telefon bağlantısıyla bağlanarak gündeme dair açıklamalar yaptı.Solcu yazarlara ekran ambargosu uygulanırken, Halk TV ekranı Cemaatçilere açıldı.”

BERTARAF EDİLEN GAZETECİLER

Bir de Halk TV’nin “bertaraf” ettiği gazeteciler vardı. Mustafa Balbay, Enver Aysever, Nihat Genç, Ruhat Mengi gibi. Cengiz şöyle yazıyor: “Halk TV’nin ambargo uyguladığı önemli isimlerden Yılmaz Özdil de kanalda sadece CHP propagandası yapılmasına ve yapıcı eleştirilere bile yer verilmemesine tepki göstererek, ‘AKP’nin oylarını düşürmek için mevcut CHP’de umut olmadığını Halk TV’nin goygoycuları bile biliyorken, Halk TV seyredenler bilmiyor mu?’ diye sordu… Oysa Halk TV ekranına çıkıp, CHP övgüsü yapanlar hemen yarım yamalak yaptıkları gazeteciliği bırakıp siyasete atıldı. Kimisi vekil oldu, kimisi onu bile beceremedi!”

Makbule Cengiz’in kitabında daha neler var neler…

Kadınca Dergisinden haksızlığa,şiddete karşı duran bütün kadınlara selam olsun

Oya Demirtok

0+

Hakkında Oya Demirtok

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*